Elektronik Atık Nedir?

Karşıyaka elektronik

 

 Günümüz teknoloji şartları dahilinde birçok insan istediği cihaza istediği fiyatlandırma üzerinden erişebilmektedir. Bu cihazlar bozulduğunda yenilerini alırız ve bu döngü devam eder. Peki, bozulan veya işlevini yitiren cihazlara ne olur? Çöp olurlar. İnsanlar bu cihazların yapım sürecinde kullanılan bazı alaşımların doğa ve canlılar için ne kadar tehlikeli olabileceğinin farkına varmadan çöpe atarlar. Bu çöplere, elektronik atık adı verilmektedir.

 

 Dünyaya Zararları

 

 Her atık gibi, elektronik atık da çevreye, canlılara ve dolayısı ile dünyaya büyük zararlar vermektedir. İnsanlar bilinçsizliklerinden dolayı bu durumu önemsememektedirler ve her geçen gün bu bize daha fazla zarar vermektedir. Atıkların oldukça ufak bir kısmı geri dönüşüm tesislerinde elden geçirilmektedir ve bu biz çözümden ziyade bir sorun teşkil etmektedir. Bu süreci yöneten insanlar genel olarak masraftan kaçabilmek adına geri dönüşüm sürecini el ile insanlara yaptırmaktadırlar. Çin Halk Cumhuriyeti bu geri dönüşüm aktivitesinin %70'ini üstlenmektedir. Ancak bu amaç uğruna çocuklar ve yetişkinler kötü şartlar altında kendilerini riske atmaktadırlar. Geri dönüşüm bölgesinde çalışan çoğu insanda kanser riski artmaktadır ve kanser başlarına gelen tek hastalık değildir. Duyularını kaybetme riski taşımaktadır bu insanlar.

 

 Bu işlem sadece insanlara zarar vermemektedir. Çin Halk Cumhuriyetinin geri dönüşüm tesisinin bulunduğu bölgesinde yer altı suları içilemez duruma gelmiştir ve doğa her geçen gün daha fazla zarar görmektedir. Bu işlemin sadece Çin Halk Cumhuriyetinde yapılmıyor oluşunu bilmek, durumu daha da kötü bir hale getirmektedir.

 

 Çözümleri Nelerdir?

 

 Daha bilinçli bir toplum yetiştirmek her şey için olduğu gibi bu sorunun çözümü için de oldukça önemli bir başlangıçtır. İnsanların bozulan veya gözden çıkarılmış karşıyaka elektronik aletleri çöpe atmaktansa geri dönüşüm sürecine yönelmenin önemini öğrenmeleri ve kavramaları gerekmektedir. Bu sadece elektronik atıklar için değil, her türlü atık için geçerlidir. İçerisinde yaşadığımız dünya hepimize ait ve onu korumak hepimizin görevi. Bunu kavrayabilmek için ise çocukluk yaşlarından itibaren bireylerin bu konuda eğitilmesi gerekmektedir. Eğer bireyler daha sorumlu davranırsa, çözülecek sorun sayısı daha aza iner.

 

 Ancak bireylerin konudaki farkındalığı sorunu çözmek için yeterli değildir. İnsanlar elektronik atıkların geri dönüşümü sırasında zarar görmektedirler çünkü şirketler masraftan kaçmak adın durumu ciddiye almamaktadırlar. İnsanların kendi elleriyle zarar verebilecek alaşımlardan oluşan bu atıkları ayrıştırmalarındansa, şirketler daha güvenli ve sağlam bir süreç inşa etmelidirler. Canlıların hayatı ve dünyamızın sağlığı, şirketlerin kar/zarar oranlarından daha önemli değildir. Bu amaç uğruna geliştirilecek tam donanımlı ayrıştırma fabrikaları gelecek vadede şirketlere daha fazla yarar sağlayacaktır. Zira dünya üzerindeki maddeler her geçen gün tükenmektedir ve bu maddelerin geri dönüşümü bu duruma yardımcı olacaktır.

 

 Dini ve dünyevi inancımız ne olursa olsun, bu dünya bir daha var olmayacak. Tüm insanlığın elini taşın altına koyma vakti geldi. Gelecek nesillere daha iyi bir dünya bırakabilmek adına, bilinçlenmeli ve dünyamızı kendimizden korumalıyız. Çünkü insanlık bu dünyanın başına gelmiş en büyük beladır.

Elektronik dünyası’nın tanıştığı dev lambalı radyolar ve siyah-beyaz tüplü televizyonlarla başlayan, VHF üzerinden TRT seyretmek için 5/12 antenlerin apartman çatılarını doldurduğu günleri hatırlayanlar; Karşıyaka’da 40 yıldır faaliyet gösteren DİGİTAL ELEKTRONİK’ i de mutlaka bilirler.,

 

Teknolojinin gelişmesi ve genişlemesi sonucunda, elektronik cihazlar hayatları kolaylaştırmaya ve günlük yaşamda daha çok yer almaya başladı. İnsanlar birbirleriyle iletişime geçerken bu cihazlardan faydalanmaya ve sosyal yaşantılarını, bu iletişim ve etkileşimden doğan bostanlı elektronik ortam denilen alana taşımaya başladılar. İnsanlar, oluşturulan bu elektronik ortamda, tıpkı gerçek yaşamdaki gibi üzülebiliyor, sevinebiliyor, tepki gösterebiliyor, hatta bu ortam sayesinde kolayca bir araya gelip fikir birliğinde bulunarak hukuk, siyaset, eğitim gibi alanlara bile etki edebiliyorlar. Bu işin sosyal tarafı. Bir de işin profesyonel tarafı var. Günlük işlerin çoğu elektronik cihazlarla halledilebiliyor, işin süresi büyük oranda kısaltılabiliyor. Gerçek yaşamın her anlamda elektronikleştiği bu alana elektronik ortam deniyor.

Leave a Reply